AİHM, Taner Kılıç kararında, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 ihlalini tespit ettikten sonra, 5. maddenin 3. fıkrasının (tutukluluğun devamına ilişkin gerekçeler) ihlalini de ayrıca ve otomatik olarak nasıl gerekçelendirmiştir?
AİHM, Sözleşme'nin 5. maddesi § 3'ün uygulanabilmesi için, § 1 (c) uyarınca bir suç işlendiğine dair 'makul şüphe'nin varlığının devam etmesinin 'olmazsa olmaz bir koşul' olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, mevcut davada tutukluluğun hiçbir aşamasında makul şüphe bulunmadığına karar verdiği için (§ 116), bu ön koşulun yokluğunun, tutukluluğun devamına ilişkin diğer gerekçelerin (kaçma riski, delil karartma vb.) incelenmesini anlamsız kıldığını ve tek başına 5. maddenin 3. fıkrasının da ihlal edildiği sonucunu doğurduğunu ifade etmiştir. Yani, makul şüphe yoksa, tutukluluğun devamını haklı kılacak hiçbir 'ilgili ve yeterli' gerekçe var olamaz. Bu nedenle 5 § 1 ihlali, doğrudan 5 § 3 ihlaline de yol açmıştır (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 119).