Bir davada, davalıya yapılan tebligatın, aynı zamanda davacının da ikamet ettiği adreste ve Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre yapılması usule uygun mudur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/8970 sayılı kararı, bu durumda hangi kanun hükmünün ihlal edildiğini belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272315

Usule uygun değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, bu durumun Tebligat Kanunu'nun 39. maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Tebligat Kanunu m. 39, 'Hasma tebliğ yapılamaz' kuralını düzenler. Bir davada taraflar hasım konumundadır. Davalıya, davacının da ikamet ettiği (menfaat çatışması bulunan) bir adreste tebligat yapılması, davalının tebligattan haberdar olma imkanını ortadan kaldırabilir ve bu nedenle usulsüzdür. Bu durumda mahkemenin, davalıya usulüne uygun yeni bir tebligat yaparak taraf teşkilini sağlaması, ondan sonra yargılamaya devam etmesi gerekir. Usulsüz tebligata dayanılarak davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ihlal eder (Yargıtay 2. HD, E. 2016/21776, K. 2018/8970).