Taner Kılıç kararında AİHM, davalı Hükümet'in, CMK m. 141 uyarınca tazminat yolunun etkili olduğunu gösteren herhangi bir içtihat sunmadığını belirtmiştir. Bu durum, iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğinin değerlendirilmesinde ispat yükünün kime ait olduğunu göstermektedir?
Bu durum, bir iç hukuk yolunun 'etkili' olduğunu ispat yükünün, o yolun varlığını iddia eden Hükümet'e ait olduğunu göstermektedir. AİHM içtihadında kural olarak, bir hukuk yolunun varlığı ve erişilebilirliği Hükümet tarafından kanıtlanmalıdır. Eğer Hükümet, bir yolun mevcut ve etkili olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını benzer durumlarda başarıyla kullanıldığına dair içtihat örnekleriyle desteklemelidir. Taner Kılıç kararında AİHM, Hükümet'in, başvurucunun durumuna benzer koşullarda (makul şüphe ve yeterli gerekçe yokluğu iddiaları için) CMK m. 141 uyarınca tazminat kazanıldığını gösteren tek bir karar bile sunamadığına dikkat çekmiştir. Bu, Hükümet'in ispat yükünü yerine getiremediği ve dolayısıyla bu yolun etkili kabul edilemeyeceği anlamına gelmektedir (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 72).