Sanığın akıl hastalığı raporları arasında çelişki varsa (örneğin bir rapor TCK m. 32/2'yi, diğeri tam ehliyeti işaret ediyorsa), mahkemenin bu çelişkiyi gidermek için izlemesi gereken yol nedir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/5497 sayılı kararı bu konuda neyi öngörmektedir?
Mahkemenin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi zorunludur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin anılan kararında belirtildiği gibi, mahkeme bu durumda, sanığın Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesine (genellikle 4. İhtisas Kurulu) veya gerekirse Adli Tıp Genel Kurulu'na sevkini sağlayarak, raporlar arasındaki çelişkiyi kesin olarak ortadan kaldıracak yeni bir rapor aldırmalıdır. Mahkeme, çelişkili raporlardan birini diğerine üstün tutarak veya kendi takdiriyle bir sonuca vararak hüküm kuramaz. Sanığın cezai ehliyeti gibi ceza sorumluluğunun temelini oluşturan bir konuda şüpheye yer bırakmayacak şekilde, bilimsel ve kesin bir tespit yapılması adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Bu araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozma nedenidir (Yargıtay 18. CD, E. 2015/34532, K. 2017/5497).