HMK'ya göre, 'davaların yığılması' (objektif dava birleşmesi) durumunda, davacının dava dilekçesinde taleplerini nasıl belirtmesi gerekir? Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2018/1047 sayılı kararı, birden fazla talebin bulunduğu davalarda 'belirsiz alacak davası'nın nasıl değerlendirilmesi gerektiğini nasıl açıklamıştır?
HMK m. 110'da düzenlenen davaların yığılması halinde, davacı aynı davalıya karşı birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bu durumda, her bir talebini ve bu talebe ilişkin vakıaları ve miktarı ayrı ayrı ve açıkça belirtmelidir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında belirtildiği üzere, bu durumda mahkemenin, her bir talebin 'belirsiz alacak' niteliğinde olup olmadığını ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir. Örneğin, bir işçilik alacağı davasında fazla mesai alacağı tanık beyanlarına dayandığı için belirsiz kabul edilebilirken, ödenmeyen ücret alacağı bordro veya banka kayıtlarıyla belirli olabilir. Her bir talebin niteliği farklıdır ve mahkeme, belirsiz alacak davası şartlarının her bir talep için ayrı ayrı mevcut olup olmadığını inceleyerek, her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurmalıdır (HMK m. 297/2; Yargıtay 22. HD, E. 2017/8724, K. 2018/1047).