Bir davanın 'belirsiz alacak davası' olarak açılmasının davacıya sağladığı en temel usuli avantaj nedir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/6895 sayılı kararı, bu avantajdan yararlanmanın ön koşulunu nasıl açıklamıştır?
Belirsiz alacak davasının davacıya sağladığı en temel usuli avantaj, HMK m. 107/2'de belirtildiği gibi, alacağın miktarı veya değeri tahkikat sonucunda tam olarak belirlendiğinde, davacının 'iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın' davanın başında belirttiği talebini artırabilmesidir. Bu, davacının dava değerini ıslaha gerek kalmadan ve karşı tarafın rızası aranmadan artırmasına ve artırdığı kısım için dava tarihinden itibaren faiz talep edebilmesine olanak tanır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında bu avantajdan yararlanmanın ön koşulu, davanın gerçekten belirsiz bir alacağa ilişkin olmasıdır. Eğer alacak, davanın açıldığı tarihte belirli veya belirlenebilir ise, bu yola başvurulamaz. Çünkü bu durumda belirsiz alacak davası açmakta 'hukuki yarar' yoktur. Hukuki yarar, bir dava şartıdır (HMK m. 114/h).