TCK m. 57/6, 'davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan' (TCK m. 32/2) kişi hakkında mahkum olunan hapis cezasının, güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceğini belirtir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/906 sayılı kararında, mahkemenin cezanın bir kısmının (3 yıl) aynen infazına, kalan kısmının (17 yıl 10 ay) ise güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272287

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu kararı infazı kısıtlayıcı nitelikte olduğu için hukuka aykırı bulmuştur. TCK m. 32/2 ve m. 57/6'nın amacı, cezayı bireyselleştirerek akıl sağlığı sorunu olan hükümlünün ıslahını sağlamaktır. Mahkeme, indirimli cezayı belirledikten sonra, bu cezanın 'tamamen veya kısmen' güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verebilir. Ancak bu karar, cezanın infaz rejimini belirlemeye yöneliktir. Cezanın ne kadarının cezaevinde, ne kadarının sağlık kurumunda geçeceğine veya sağlık kurumundaki tedavinin başarılı olup olmadığına, infaz aşamasında, sağlık kurulunca düzenlenecek raporlara göre infaz hakimi karar verecektir. İlk derece mahkemesinin, henüz infaz aşamasına geçilmeden ve hükümlünün tedaviye vereceği yanıt bilinmeden, cezanın infazını katı bir şekilde '3 yıl cezaevi, sonrası sağlık kurumu' şeklinde bölmesi, infaz rejiminin esnekliğini ortadan kaldıran ve infaz makamlarının yetkisine müdahale eden bir karar olduğu için hukuka aykırı bulunmuştur (Yargıtay 1. CD, E. 2016/2166, K. 2017/906).