AİHM Taner Kılıç kararında, 'Mor Beyin' uygulaması nasıl bir rol oynamıştır ve bu durum, ByLock delilinin değerlendirilmesinde hangi temel hukuki ilkenin önemini ortaya koymuştur?
'Mor Beyin' uygulaması, Taner Kılıç kararında, başvurucunun ByLock sunucularına yaptığı iddia edilen bağlantıların iradi bir eylemden ziyade, masum görünümlü başka uygulamalar (namaz vakitleri, kıble pusulası gibi) aracılığıyla bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini kanıtlayan bir 'tuzak' olarak rol oynamıştır (§ 36). Bu durum, ByLock delilinin değerlendirilmesinde, ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan 'manevi unsur (kast/taksir)' ilkesinin önemini ortaya koymuştur. Bir kişinin bir suçtan sorumlu tutulabilmesi için, o suça ilişkin fiili bilerek ve isteyerek (kastla) gerçekleştirmesi gerekir. 'Mor Beyin' tespiti, başvurucunun ByLock'u kullanma kastının olmadığını, aksine teknolojik bir tuzakla iradesi dışında sunucuya yönlendirildiğini göstermiştir. Bu da, sadece teknik bir bağlantı kaydının, suçun manevi unsurunu ispatlamaya yetmeyeceğini, eylemin iradiliğinin de araştırılması gerektiğini ortaya koyan kritik bir bulgudur.