Taner Kılıç davasında, başvurucu serbest bırakıldıktan sonra ceza davası nasıl sonuçlanmıştır? Mahkumiyet kararının temel gerekçeleri nelerdir ve bu gerekçeler AİHM'in 'makul şüphe' değerlendirmesiyle nasıl bir çelişki içermektedir?
Başvurucu 15 Ağustos 2018'de serbest bırakılmış, ancak 3 Temmuz 2020'de İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiştir (§ 43, 46). Mahkumiyet kararının temel gerekçesi, yine başvurucunun ByLock uygulamasını kullanması, özellikle ByLock sunucusuna 23 kez bağlandığının baz istasyonu kontrolleriyle teyit edilmesi olmuştur. Ayrıca Gezi olaylarına ilişkin dijital belgeler ve telefonunda bulunan Fetullah Gülen'e ait bir video da gerekçe olarak gösterilmiştir. Bu karar, AİHM'in değerlendirmesiyle temelden çelişmektedir. AİHM, ByLock kullanımının iradi olmadığına ve 'Mor Beyin' tuzağından kaynaklandığına dair bilirkişi raporlarını esas alarak makul şüphe bulunmadığına karar vermişken, yerel mahkeme bu raporları göz ardı ederek ilk iddiaya dayalı bir mahkumiyet kurmuştur. Bu durum, AİHM'in 5. madde ihlali tespitinin temelini oluşturan keyfilik ve gerekçesizlik eleştirilerini doğrular niteliktedir.