Bir davada, mahkemenin tefhim ettiği kısa karar ile sonradan yazdığı gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının usul hukuku açısından sonucu nedir? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 sayılı kararı, bu durumun hangi temel ilkeyi zedelediğini vurgulamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272270

Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olması, mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında ve atıf yaptığı Hukuk Genel Kurulu kararında vurgulandığı üzere, bu durum kamunun mahkemelere olan güvenini sarsar. 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ve HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmının açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması ve gerekçeyle çelişmemesi gerektiğini emreder. Tefhim edilen kısa kararda, örneğin davacının bir talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamışken, gerekçeli kararda bu talep hakkında karar verilmesi (veya tam tersi) gibi durumlar, hükmün çelişkili ve dolayısıyla usule aykırı olmasına yol açar. Bu çelişki, tarafların temyiz sebebi yapıp yapmadığına bakılmaksızın re'sen gözetilir ve kararın bozulmasını gerektirir (Yargıtay 13. HD, E. 2015/43240, K. 2018/7752).