Kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün infazı aşamasında, hükmün kesinleşmesinden önce dava zamanaşımının dolduğu iddiası ortaya çıkarsa, bu tereddütü gidermek için mahkemenin vereceği karar hangi kanun yoluna tabidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/11-398 E., 2014/259 K. sayılı kararında bu uyuşmazlık nasıl çözümlenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272265

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararına göre, bu tür bir karar 'itiraz' kanun yoluna tabidir. Mahkeme, bu kararı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi kapsamında, 'cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğine' ilişkin bir tereddütü gidermek amacıyla vermektedir. Aynı kanunun 101. maddesi, 98. madde uyarınca verilen kararların itiraza tabi olacağını açıkça düzenlemiştir. Mahkemenin, zamanaşımı nedeniyle 'davanın ortadan kaldırılmasına (düşmesine)' karar vermesi, kararın CMK m. 223 kapsamında bir 'hüküm' olduğu ve temyize tabi olması gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kararın özü, kesinleşmiş bir hükmün infazına ilişkin bir duraksamanın giderilmesidir. Bu nedenle, karar infaza ilişkin olup, itiraz kanun yoluna tabidir (Yargıtay CGK, E. 2013/11-398, K. 2014/259).