Bir davada davacı, dava dilekçesinde kira tazminatı ve ayıp nedeniyle bedel indirimi taleplerini birleştirerek toplam 10.000 TL'lik bir dava açmış ancak bu miktarın ne kadarının hangi talebe ilişkin olduğunu belirtmemiştir. Mahkemenin, bu belirsizliği gidermeden davanın esası hakkında karar vermesi usule uygun mudur? HMK'nın hangi maddeleri bu durumda hakime yol gösterir?
Usule uygun değildir. HMK m. 119/1-ğ, talep sonucunun 'açık bir şekilde' yazılmasını gerektirir. Birden fazla talep varsa (davaların yığılması), her bir talebin ve bu taleplere ilişkin miktarların ayrı ayrı belirtilmesi gerekir. Bu durum, HMK m. 26'da düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'nin de bir gereğidir. Talep sonucu belirsiz veya çelişkili ise, HMK m. 31'de düzenlenen 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' devreye girer. Hakim, bu madde uyarınca taraflara açıklama yaptırabilir ve taleplerini netleştirmelerini isteyebilir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7752 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin, 10.000 TL'lik dava değerinin hangi talep için ne miktarda olduğunu davacıya açıklattırmadan hüküm kurması, talep sonucunun belirsiz olması nedeniyle usul ve yasaya aykırıdır ve bozma nedenidir (Yargıtay 13. HD, E. 2015/43240, K. 2018/7752).