HMK m. 119/2, dava dilekçesindeki bazı eksikliklerin (örneğin tarafların adresi) hakim tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmaması halinde 'davanın açılmamış sayılmasına' karar verileceğini düzenler. Davacının, dava dilekçesinde davalının adresini göstermesi ancak bu adrese yapılan tebligatın bila ikmal dönmesi durumunda, mahkemenin yeni adresin bildirilmesi için HMK m. 119/2'ye göre kesin süre vererek davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi doğru mudur? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/6256 sayılı kararı bu konuda neyi hükme bağlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272256

Bu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin anılan kararına göre, HMK m. 119/2'nin amacı, dava dilekçesinde davalı adresinin 'hiç yazılmamış' olması gibi başlangıçtaki şekli eksikliklerin giderilmesidir. Davacı, dilekçesinde bir adres göstermişse, HMK m. 119'un şartını yerine getirmiş sayılır. Bu adrese tebligat yapılamaması, dilekçenin eksik olduğu anlamına gelmez. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, HMK m. 119/2'ye göre süre vermek değil, Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine (örneğin, adres kayıt sistemi üzerinden araştırma, ilanen tebligat vb.) göre tebligatı sağlamaya çalışmaktır. Aksi bir yorum, Tebligat Kanunu'nun adres araştırması ve tebligat usullerini işlevsiz hale getirecektir. Dolayısıyla, adrese tebligat yapılamaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez (Yargıtay 13. HD, E. 2016/25856, K. 2017/6256).