Akıl hastası olduğu iddia edilen bir sanık hakkında, TCK m. 32 kapsamında bir değerlendirme yapılabilmesi için alınacak bilirkişi raporunun niteliği ne olmalıdır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/16233 K. sayılı kararı, bu raporun alınması sürecinde dava dosyasının gönderilmemesini neden bir bozma sebebi olarak görmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272253

Sanığın cezai ehliyetinin tespiti için alınacak rapor, tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan (genellikle ruh ve sinir hastalıkları hastanesi) alınmış bir 'sağlık kurulu raporu' olmalıdır. Gerekirse, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek veya daha detaylı bir inceleme yapmak için Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanığın hastaneye sevki sırasında dava dosyasının da gönderilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çünkü uzman hekimlerin veya sağlık kurulunun, sanığın sadece tıbbi durumunu değil, aynı zamanda 'işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama' ve 'davranışlarını yönlendirme' yeteneğini de değerlendirmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeyi sağlıklı yapabilmeleri için, suça konu olayın ayrıntılarını, sanığın olay sırasındaki ve sonrasındaki davranışlarını, tanık beyanlarını ve diğer delilleri içeren dava dosyasını incelemeleri zorunludur. Dosya gönderilmeden alınan rapor eksik incelemeye dayanır ve hükme esas alınamaz (Yargıtay 4. CD, E. 2014/16233, K. 2017/28108).