AİHM, Taner Kılıç kararında Sözleşme'nin 10. maddesine yapılan müdahalenin 'kanunla öngörülmediği' sonucuna nasıl ulaşmıştır? Bu sonuç ile Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 fıkrasının ihlali arasında nasıl bir bağlantı kurulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272243

AİHM, Sözleşme'nin 5. maddesi § 1 (c) fıkrası uyarınca başvurucunun tutukluluğunun 'makul şüpheye' dayanmadığı, dolayısıyla hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır (§ 116). Mahkeme, hukuka uygun olmayan bir tutuklama tedbirinin, ilke olarak, Sözleşme ile güvence altına alınan başka bir özgürlüğe (bu davada ifade özgürlüğü) ulusal hukuk tarafından öngörülen bir kısıtlama olarak görülemeyeceğini belirtmiştir. Diğer bir deyişle, 5. maddeye göre hukuka aykırı bulunan bir özgürlükten yoksun bırakma, 10. maddenin 2. paragrafında aranan 'yasayla öngörülme' şartını da otomatik olarak ihlal eder. Çünkü her iki maddenin de yasallık gereklilikleri, bireyi keyfiliğe karşı koruma ortak amacını taşır. Bu nedenle, 5. madde ihlali tespit edildiğinde, aynı tedbirin 10. madde kapsamında 'kanuni' bir dayanağı olmadığı sonucuna varılmıştır (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 155-157).