Taner Kılıç kararında, ByLock iddiası dışındaki diğer deliller (Zaman gazetesine abonelik, çocuklarının belirli okullara gitmesi, Bank Asya'da hesap bulunması) 'makul şüphe' oluşturmada neden yetersiz görülmüştür? AİHM'in bu delillere ilişkin kullandığı 'kanunilik karinesi' kavramını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #272241

AİHM, bu delillerin, meydana geldikleri sırada suç teşkil etmeyen ve tek başlarına yasal olan eylemler olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, bu tür eylemlerin bir araya getirilerek bir suç şüphesi oluşturabilmesi için, aralarında 'söz konusu şüpheleri haklı çıkarabilecek başka bir unsurun', örneğin 'şüphelinin davranışında sorumluluk unsuruna işaret eden düşünsel bir bağın' bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Bu bağ kurulmadığı sürece, bu eylemler 'kanunilik karinesinden' yararlanır. Yani, yasal ve suç oluşturmayan faaliyetler, terör örgütü üyeliği gibi ağır bir suçla ilişkilendirilmelerini sağlayacak somut bir bağ kanıtlanmadıkça, şüphe nedeni olarak kullanılamaz. Bu yaklaşım, yasal alandaki faaliyetlerin keyfi olarak kriminalize edilmesini önlemeyi amaçlar (AİHM Taner Kılıç Kararı, § 105).