Taner Kılıç kararında, başvurucunun tutukluluğunun devamı yönündeki kararların 'kaçma riski' ve 'delilleri tahrif etme riski' gibi gerekçelere dayanması, AİHM tarafından ne şekilde değerlendirilmiştir?
Mahkeme, ulusal mahkemelerin bu gerekçelere (kaçma riski, delil tahrif etme riski) dayandığını belirtmekle birlikte (para 9, 20), esasen 'makul şüphe'nin yokluğu nedeniyle AİHS 5 § 1 ihlaline hükmetmiştir (para 116). Dolayısıyla, bu gerekçelerin tek başına tutukluluğu haklı kılmadığı veya dayanak olarak yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. AİHM içtihadında bu tür soyut ve genel geçer gerekçeler genellikle yetersiz kabul edilir. (AİHM Taner Kılıç Kararı, para 9, 20, 116)