CMK m.141/1-d, 'Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen' kişilere tazminat hakkı tanır. Bu 'makul süre' kavramı nasıl belirlenir?
'Makul süre' kavramı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5/3 ve 6/1 maddelerinden kaynaklanan ve iç hukukumuza da yansımış olan bir ilkedir. Bu sürenin ne kadar olduğu, her somut olayın kendi özel koşullarına göre belirlenir ve önceden kesin bir süresi yoktur. AİHM ve Yargıtay içtihatlarına göre, makul sürenin belirlenmesinde şu kriterler dikkate alınır: 1) Davanın Karmaşıklığı: Delillerin toplanmasındaki zorluk, sanık sayısı, suçun niteliği gibi faktörler. 2) Sanığın Tutumu: Sanığın yargılamayı geciktirici davranışları olup olmadığı. 3) Yetkili Makamların Tutumu: Soruşturma ve kovuşturma makamlarının yargılamayı gereksiz yere uzatıp uzatmadığı, işlemleri makul bir hızda yapıp yapmadığı. 4) Davanın Sanık İçin Önemi: Özellikle kişinin özgürlüğünün söz konusu olduğu tutuklu yargılamalarda, makul süre daha hassas bir şekilde değerlendirilir. Bu kriterler ışığında, bir yargılamanın veya tutukluluğun makul süreyi aşıp aşmadığına karar verilir.