Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davasında (CMK m.141), davacının tutuklu kaldığı süre boyunca ailesinin yaşadığı manevi üzüntü ve sıkıntılar, davacının kendi manevi tazminat talebi içinde değerlendirilebilir mi, yoksa aile üyelerinin ayrıca dava açması mı gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #271525

Davacının kendi manevi tazminat talebi içinde değerlendirilmez; aile üyelerinin, eğer koşulları varsa, genel hükümlere göre kendi adlarına ayrıca manevi tazminat davası açmaları gerekir. CMK m.141, haksız koruma tedbirine 'maruz kalan kişinin' maddi ve manevi zararlarını düzenler. Davacının tutuklanması nedeniyle ailesinin yaşadığı üzüntü, dolaylı bir zarardır ve davacının şahsına ait bir manevi zarar kalemi değildir. Aile üyeleri, eğer bu durum nedeniyle kişilik haklarının doğrudan ihlal edildiğini (örneğin, babanın tutuklanması nedeniyle çocukların toplumda dışlanması, ağır psikolojik travma yaşamaları gibi) ispatlayabilirlerse, Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil sorumluluğuna dayanarak (veya duruma göre diğer hukuki sebeplere) kendi adlarına manevi tazminat davası açabilirler. Ancak bu, CMK m.141 kapsamındaki bir talep olmaz.