CMK m.141 uyarınca açılan tazminat davasında, davacı, haksız tutukluluk nedeniyle 'toplum önünde küçük düşme, onur ve saygınlığının zedelenmesi' gibi nedenlerle manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme bu talebi değerlendirirken hangi objektif kriterleri göz önünde bulundurabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #271470

Manevi tazminatın belirlenmesi büyük ölçüde hakimin takdirine bağlı olsa da, bu takdir keyfi olmamalı ve bazı objektif unsurlara dayanmalıdır. Yargıtay içtihatlarına göre (YCGK 2019/48) mahkeme şunları dikkate alabilir: 1) Davacının Yaşı, Mesleği, Sosyal ve Ekonomik Durumu: Örneğin, toplumda tanınan bir iş insanı veya bir kamu görevlisinin uğrayacağı itibar kaybı, sıradan bir vatandaşa göre daha fazla olabilir. 2) Tutuklu Kalınan Süre: Sürenin uzunluğu, çekilen elem ve ıstırabın derecesini etkiler. 3) Üzerine Atılı Suçun Niteliği: Özellikle yüz kızartıcı veya toplumda ağır tepki gören bir suçtan dolayı tutuklanıp sonra beraat etmek, daha fazla manevi zarara yol açabilir. 4) Tutuklamanın Medyada Yer Alma Durumu: Eğer tutuklama basına yansımış ve kişinin itibarı geniş kitleler önünde zedelenmişse, bu da tazminat miktarını etkiler. 5) Paranın Satın Alma Gücü: Hükmedilecek tazminatın, karar tarihindeki paranın alım gücüne göre anlamlı bir miktar olması gerekir.