Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m.220) suçunun oluşabilmesi için, örgütün amacı olan suçların belirsiz sayıda olması gerektiği belirtilmektedir. Örgütün amacı, belirli bir kişiye karşı, belirli bir zaman diliminde, birden fazla ancak sayılı (örneğin 5 adet) dolandırıcılık suçu işlemek ise, bu durum örgüt suçu olarak nitelendirilebilir mi?
Bu durum, somut olayın özelliklerine göre iştirak ile örgüt arasındaki sınırda yer alan gri bir alandır. Yargıtay'ın temel kriteri, suç programının belirlilik derecesidir. Eğer işlenecek suçlar, sayı, konu ve mağdur itibarıyla önceden net bir şekilde belirlenmiş ve anlaşma bu belirli suçlarla sınırlı ise, eylem 'zincirleme suç' (TCK m.43) hükümleri uygulanacak şekilde 'iştirak' olarak kabul edilir. Ancak, birliktelik bu sayılı suçlardan sonra da devam etme potansiyeli taşıyorsa, gevşek bir hiyerarşi varsa ve yapı, başka suçları da işlemeye elverişli ise, örgüt suçunun varlığı tartışılabilir. Yine de, suçların sayısının ve mağdurunun belirli olması, eylemin iştirak olma ihtimalini kuvvetlendirir. Kesin bir ayrım için örgütün diğer unsurlarının (hiyerarşi, süreklilik, elverişlilik) varlığına bakmak gerekir.