HMK m. 316/1-b, 'Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler'in basit yargılama usulüne tabi olacağını belirtir. Mahkemenin bu takdir hakkını kullanırken 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) ilkesini nasıl gözetmesi gerekir?
Mahkemenin dosya üzerinden karar verme takdiri, hukuki dinlenilme hakkı ile sınırlıdır. Hukuki dinlenilme hakkı, tarafların yargılama hakkında bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak karar vermesini gerektirir. Mahkeme, dosya üzerinden karar verecekse, tarafların dilekçeler teatisi yoluyla iddia ve savunmalarını sunma ve delillerini bildirme imkanına sahip olduğundan emin olmalıdır. Eğer mahkeme, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra re'sen yeni bir delil toplarsa (örneğin bir kurumdan belge getirtirse), bu yeni delil hakkında taraflara beyanda bulunma hakkı tanımadan dosya üzerinden karar veremez. Bu durumda, hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak bir duruşma açması veya en azından taraflara bu yeni delile karşı beyanlarını sunmaları için süre vermesi gerekir (YHGK E:2017/1822, K:2018/752).