Bir suç örgütü (TCK m.220), dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlemektedir. Örgütün, bu suçları işlerken üyeleri üzerinde baskı, sindirme veya korkutma gibi yöntemler kullanması, suçun hukuki nitelendirmesini nasıl etkiler?
TCK m.220'nin gerekçesinde ve metindeki Yargıtay tanımlamalarında, suç örgütünün 'güç kaynağı olmasından yararlanarak baskı, sindirme veya korkutma gibi yöntemler kullanmak suretiyle “amaç suçlar” işleyen yasadışı bir organizasyon' olduğu belirtilmektedir. Örgütün bu yöntemleri kullanması, onun TCK m.220 anlamında bir suç örgütü olduğunun en önemli göstergelerinden biridir. Bu durum, eylemin basit bir iştirak ilişkisi olmadığını, kamu düzeni için somut bir tehlike oluşturan organize bir yapı olduğunu kanıtlar. Bu yöntemlerin kullanılması, temel cezanın TCK m.61 uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır bir şekilde belirlenmesinde önemli bir takdir nedeni olacaktır. Ayrıca, bu eylemler tek başlarına tehdit (TCK m.106) veya cebir (TCK m.108) gibi başka suçları da oluşturuyorsa, failler bu suçlardan da ayrıca cezalandırılır.