Örgüt üyeliği suçundan beraat eden bir sanığın, dosyada bulunan ve hukuka aykırı olarak elde edildiği iddia edilen telefon dinleme kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği ilkesi, Yargıtay kararlarında nasıl gerekçelendirilmektedir?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2013/1077 sayılı kararında bu ilke açıkça belirtilmiştir. Gerekçe şudur: CMK m. 135 uyarınca alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararları, ancak kanunda sayılan katalog suçlar için verilebilir ve elde edilen deliller de yalnızca bu suçların soruşturması ve kovuşturmasında kullanılabilir. Eğer bir dinleme kararı, örneğin 'uyuşturucu madde ticareti' suçu için alınmışsa, bu dinlemeler sırasında örgüt üyeliğine dair elde edilen konuşmalar, örgüt üyeliği suçu için delil olarak kullanılamaz. Çünkü örgüt üyeliği suçu için ayrı bir dinleme kararı yoktur. Bu durum, 'hukuka aykırı delillerin' yargılamada kullanılamayacağı (CMK m. 217/2) ve 'delil elde etme yasakları' ilkesinin bir sonucudur. Hukuka aykırı delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz.