Bir terör örgütü, genel bir bildiri ile yasadışı bir gösteriye katılım çağrısı yapmıştır. Bu çağrı üzerine gösteriye katılarak polise taş atan bir kişi, 'örgüt üyeliği' suçundan mı, yoksa 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' suçundan mı yargılanmalıdır? İki suç arasındaki farkı bu senaryo üzerinden açıklayınız.
Bu kişinin eyleminin hangi suçu oluşturduğu, örgütle olan bağının derinliğine göre değişir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/5370 sayılı kararında benzer bir durum ele alınmıştır. Eğer sanığın eylemleri (basın açıklamasına aktif katılım, grubu yönlendirme, barikat kurma, taş atma) nitelik, yoğunluk ve gerçekleştirme tarzı itibarıyla, örgüt hiyerarşisi dışında bir kişinin gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı bir boyutta ise, bu durum sanığın örgütle 'organik bir bağ' kurduğunu ve hiyerarşiye dahil olduğunu gösterir. Bu halde, eylem 'örgüt üyeliği' (TCK m.314/2) suçunu oluşturur. Ancak, sanığın örgütle süreklilik arz eden hiyerarşik bir bağı ispatlanamazsa ve eylemi sadece örgütün çağrısı üzerine anlık bir fiil olarak kalırsa, bu durumda 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' (TCK m.220/6 yollamasıyla) suçu gündeme gelir. Temel fark, hiyerarşiye dahil olup olmamaktır.