Basit yargılama usulüne tabi (HMK m.316) bir davada, davalı vekili cevap dilekçesini yasal süresinden sonra vermiştir. Davacı taraf, bu duruma açıkça itiraz etmeyip sadece suskun kalmıştır. Bu durumda, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki savunmalar (örneğin zamanaşımı defi) geçerli sayılır mı? 1086 sayılı HUMK ile 6100 sayılı HMK arasındaki farkı belirtiniz.
6100 sayılı HMK döneminde geçerli sayılmaz. 1086 sayılı HUMK döneminde, süresinden sonra yapılan bir usuli işleme karşı tarafın hemen ve açıkça itiraz etmemesi (suskun kalması), o işleme zımnen muvafakat ettiği şeklinde yorumlanıyordu. Ancak 6100 sayılı HMK bu anlayışı değiştirmiştir. HMK m.141/2 uyarınca, ön inceleme aşamasından sonra savunmanın genişletilebilmesi için 'karşı tarafın açık muvafakati' aranmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/8588 E., 2016/20520 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 01.10.2011'den sonraki uygulamada, süresi geçtikten sonra ileri sürülen savunmalara (zamanaşımı defi gibi) davacı tarafın sadece suskun kalması yeterli değildir; bu savunmanın dikkate alınabilmesi için davacının 'açıkça muvafakat etmesi' gerekir. Aksi halde, süresinde verilmeyen cevap dilekçesindeki savunmalar dikkate alınmaz.