Bir kişi, başkasının kimlik bilgilerini kullanarak bir GSM operatörü ile abonelik sözleşmesi düzenlemiştir. Bu eylem TCK m.207'deki özel belgede sahtecilik suçu kapsamında mı, yoksa özel bir kanun hükmü kapsamında mı değerlendirilmelidir? 'Özel normun önceliği' ilkesi çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #271199

Bu eylem, TCK m.207'deki genel hüküm yerine, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'ndaki özel hüküm kapsamında değerlendirilmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/22 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ceza hukukunda 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi geçerlidir. 5809 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, kişinin bilgisi ve rızası dışında abonelik tesisi amacıyla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemeyeceğini ve kullanılamayacağını açıkça yasaklamakta, 63. maddesi de bu fiili özel bir yaptırıma bağlamaktadır. Bu düzenleme, TCK m.207'deki genel özel belgede sahtecilik suçuna göre daha özel bir norm niteliğindedir. Bu nedenle, fiil, TCK m.207'den değil, daha lehe hükümler de içerebilen 5809 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinden cezalandırılmalıdır. Olayda görünüşte içtima hali söz konusudur ve özel norm olan 5809 S.K. uygulanır (Y21CD-K.2016/5323).