HMK m.320/1, 'Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir' hükmünü içermektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK 2017/1822 K. 2018/752) kararı ışığında, mahkemenin bu yetkisini kullanmasının sınırları nelerdir ve 'mümkün olan hâller' ifadesi nasıl yorumlanmalıdır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında belirttiği üzere, mahkemenin dosya üzerinden karar verme yetkisi mutlak değildir. HMK m.320/1'deki 'mümkün olan hâller' ifadesi, dosyanın tekemmül etmiş ve karar vermek için başka bir delil toplanmasına veya araştırma yapılmasına gerek olmayan durumları kapsar. Eğer mahkeme, tarafların dilekçelerindeki deliller dışında, re'sen delil toplama ihtiyacı hissetmişse (örneğin davalı bankadan sözleşme ve eklerini getirtmişse), bu durum dosyanın karar verilmeye 'mümkün olan hâller' kapsamında olmadığını gösterir. Mahkemenin re'sen delil toplaması, mevcut delilleri karar için yeterli görmediğinin bir kabulüdür. Bu durumda, tarafların hukuki dinlenilme hakkını (HMK m.27) ihlal etmemek için duruşma açarak tarafları davet etmesi ve onlara toplanan yeni deliller hakkında beyanda bulunma imkanı tanıması zorunludur. Aksi takdirde, dosya üzerinden verilen karar usule aykırı olur.