HMK 382/2-b-7'de 'Aile konutu ile ilgili işlemler için diğer eşin rızasının sağlanamadığı hâllerde hâkimin müdahalesinin istenmesi' çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır. Aile konutu şerhi bulunan bir taşınmazdaki tasarruf yetkisinin sınırlanmasıyla bu işlemin ilişkisini ve hakimin buradaki rolünü açıklayınız.
HMK 382/2-b-7'de bu işlem çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı ve evlilik birliğinin sürdürüldüğü konut olup, Türk Medeni Kanunu (TMK 194) ile özel koruma altına alınmıştır. Aile konutu olarak belirlenen bir taşınmazın devri, rehin edilmesi gibi tasarruf işlemleri için diğer eşin rızası aranır. Eğer diğer eşin rızası alınamazsa, bu işlemle hakimden müdahale istenebilir. Bu işlemin çekişmesiz yargı kapsamında olması, taraflar arasında bir uyuşmazlık çözmekten ziyade, ailenin ve özellikle zayıf durumdaki eşin menfaatlerinin korunması ve yasal bir kısıtlamanın hakkaniyete uygun olarak değerlendirilmesini amaçlar. Hakimin rolü, rızanın neden sağlanamadığını, talepte bulunan eşin menfaatlerini ve aile birliğinin korunması gerekliliğini göz önünde bulundurarak karar vermektir. Hakim, yasal şartlar altında rıza yerine geçen bir karar vererek hukuki işlemin tıkanmasını önler. (HMK 382/2-b-7, TMK 194)