HMK 382/2-c-7'de yer alan 'Mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili' çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır. Bu hükmün, mirasın reddi beyanının hukuki niteliği (bozucu yenilik doğurucu hak) ile ilişkisini ve sulh hakiminin bu süreçteki görevini açıklayınız.
HMK 382/2-c-7'de mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. Mirasın reddi (TMK 605 vd.), mirasçının miras bırakanın ölümüyle kendisine geçen mirasçı sıfatını ve miras haklarını kayıtsız şartsız reddetmesine ilişkin tek taraflı, bozucu yenilik doğurucu bir haktır. Bu beyan, sulh hakimine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Sulh hakiminin görevi, mirasın reddi beyanının yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığını (TMK 606), reddedenin mirasçılık sıfatını ve beyanın iradi olup olmadığını incelemektir. Şartlar oluştuğunda, hakim bu beyanı bir tutanakla tespit eder ve tescilini sağlar (TMK 609). Bu süreçte taraflar arasında bir uyuşmazlık çözümü değil, mirasçının tek taraflı irade beyanının hukuki sonuç doğurması ve bunun resmiyet kazanması söz konusudur. Dolayısıyla, mirasın reddi işlemi, hukuki belirsizliği gidermek ve miras ilişkilerini düzenlemek amacıyla çekişmesiz yargı kapsamında yer alır. (HMK 382/2-c-7, TMK 605, TMK 606, TMK 609)