Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/3633 Esas, 2018/69 Karar sayılı kararında, sanığa 'zorunlu müdafii' tayin edilmeden yargılama yapılmasının CMK 150/3'e aykırı bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumun sanığın savunma hakkı üzerindeki etkisini ve 'usulsüz tebligat' ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269513

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanığın üzerine atılı suçun TCK 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddeleri kapsamında olup alt sınırının 5 yıl hapis cezasından fazla olması nedeniyle, CMK 150/3 uyarınca sanığa 'zorunlu müdafii' tayini gerektiği halde müdafii atanmadan yargılama yapılmasının CMK 188/1'e (usule aykırılık) muhalefet olduğu ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığı belirtilmiştir. Karar aynı zamanda, sanığın mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu da tespit etmiştir. Bu iki durum birbiriyle ilişkilidir: Usulsüz tebligat, sanığın duruşmalardan ve aleyhindeki durumlardan haberdar olmasını engellemiş, bu da savunma hakkının ihlaline yol açmıştır. Zorunlu müdafii atanmaması ise, sanığın hukuki yardım almadan yargılandığı, savunmasının zayıf kaldığı anlamına gelir. Her iki durum da adil yargılanma hakkının temel güvenceleridir ve birlikte değerlendirildiğinde yargılamanın hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/3633, K. 2018/69, CMK 150/3, CMK 188/1)