Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/6609 Esas, 2018/1418 Karar sayılı kararında, yabancı mahkemece verilen 'vesayet kararının tanınması ve tenfizi' davasında Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine dair kuralların nasıl yorumlandığı ve AİHS 6. maddesindeki adil yargılanma hakkı ile ilişkisi açıklanmıştır. Bu yorumun temel dayanağını ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'deki geçerliliği açısından taşıdığı önemi tartışınız.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, yabancı mahkemece verilen vesayet kararının tanınması ve tenfizi davasında, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine dair kuralların yorumlanışı ve AİHS 6. maddesindeki adil yargılanma hakkıyla ilişkisi ele alınmıştır. Karar, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54/b maddesindeki 'Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmesi' şartını irdelemiştir. Yargıtay, vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebeplerinin ilgilinin millî hukukuna bağlı olmasına karşın, vesayetin yönetimine ilişkin hususların Türk hukukuna tabi olduğunu belirtir. Karar, yabancı mahkeme kararlarının tanınmamasının, Türk vatandaşlarına yük getirebileceği ve kendi millî hukukundan istifadesini zorlaştırabileceği, hatta AİHS 6. maddesindeki adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını ciddi biçimde engelleyebileceği gerekçesiyle, kısıtlama kararlarının tanınabileceği yönünde yorum yapmıştır. Temel dayanak, 'kamu düzeni' kavramının, yabancı kararın esasına uygulanan hukukun Türk kamu düzenine aykırılığının incelenemeyeceği, sadece tenfizi neticesinde ortaya çıkan hukuki sonuçların Türk kamu düzenini ihlal edip etmeyeceğinin araştırılması gerektiği yönündedir. Bu durum, uluslararası özel hukukta 'münhasır yetki' ve 'kamu düzeni' istisnalarının dar yorumlanarak uluslararası işbirliği ve hakların korunmasının öncelenmesini vurgular. (Yargıtay 8. HD, E. 2017/6609, K. 2018/1418, 5718 sayılı Kanun 54/c, AİHS 6)