Bir şirketin yönetim kurulu üyeleri aleyhine, şirketi kasa açığına uğratarak zarara soktukları iddiasıyla açılan bir tazminat davasında, mahkeme, kasa açığının el koyma tarihinden önce mi sonra mı gerçekleştiğini tespit edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, bu durumda davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin niteliği hakkında ne demiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269450

Bu bir tazminat davası olduğundan, normalde davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi beklenir. Ancak, eğer dava 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında açılmışsa, bu kanunun 133/son maddesi özel bir hüküm getirir. Bu maddeye göre, bu kapsamdaki davalarda lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti 'maktu' olarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/393 E., 2017/3933 K. sayılı kararında, mahkemenin nispi vekalet ücretine hükmetmesi bu özel kanun hükmüne aykırı bulunmuş ve karar bu yönden düzeltilerek onanmıştır.