Mal rejiminin tasfiyesi davasında, davalı eşin tasfiyeye konu bir malı mal kaçırmak amacıyla üçüncü bir kişiye devrettiği iddia edilmektedir. Üçüncü kişi de davalı olarak gösterilmiştir. Mahkeme, üçüncü kişinin sorumluluğu hakkında nasıl bir yol izlemelidir? HMK m. 165 ve m. 167 bu durumda nasıl bir çözüm sunar?
Bu durumda mahkeme, TMK m. 241'in koşulları oluşmadan üçüncü kişiyi doğrudan sorumlu tutamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/11338 E., 2017/2301 K. sayılı kararına göre, mahkeme öncelikle HMK m. 167 uyarınca üçüncü kişiye karşı açılan davayı ayırmalı ve ayrı bir esasa kaydetmelidir. Daha sonra, asıl borçlu olan eski eş aleyhine açılan katılma alacağı davasının sonucunu ve bu alacağın tahsil edilip edilememe durumunu, ayrılan bu dava için HMK m. 165 uyarınca 'bekletici sorun' yapmalıdır. Ancak alacağın borçlu eşten tahsil edilememesi halinde üçüncü kişinin sorumluluğu gündeme gelecektir.