HMK 150. maddede davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi halinde, mirasın reddi davalarında (TMK 605/1) davacının duruşmaya gelmemesinin neden HMK 150 kapsamında takipsizlik olarak değerlendirilmediğini açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki istisnai yaklaşımını mirasın reddi beyanının hukuki niteliğiyle ilişkilendirerek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269294

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/7192 Esas, 2015/10452 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mirasın gerçek reddi davalarında (TMK 605/1) davacının duruşmaya gelmemesi HMK 150 kapsamında takipsizlik olarak değerlendirilmez ve dava açılmamış sayılmaz. Bunun nedeni, mirasın gerçek reddi beyanının (sözlü veya yazılı) bozucu yenilik doğurucu bir hak niteliğinde olması ve sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurmasıdır. Bu tür bir davada, sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığını ve reddedenin mirasçılık sıfatını incelemek, süre ve mirasçılık sıfatı koşulları gerçekleştiğinde ise ret beyanını tespit ve tescil etmektir (TMK 609). Mirasçının dilekçesi hakime ulaştığında, hukuki sonuç doğuran beyan zaten yapılmış olur. Dolayısıyla, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığından, gelmemesi HMK 150 anlamında bir takipsizlik teşkil etmez. Bu istisnai yaklaşım, mirasın reddi beyanının özel hukuki niteliğinden kaynaklanır.