HMK 382. maddede çekişmesiz yargı işleri arasında yer alan 'Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi' (HMK 382/2-d-2) ve 'Alacaklısı ihtilaflı olan borcun mahkemeye tevdiî' (HMK 382/2-d-4) gibi borçlar hukuku kapsamındaki işlemlerin ortak özelliğini ve mahkemenin buradaki işlevini açıklayınız.
HMK 382/2-d-2 ve 4'te yer alan borçluya süre verilmesi ve alacaklısı ihtilaflı borcun mahkemeye tevdii gibi borçlar hukuku kapsamındaki çekişmesiz yargı işlerinin ortak özelliği, taraflar arasında mevcut bir borç ilişkisinde ortaya çıkan belirsizliği veya tıkanıklığı gidermeyi amaçlamasıdır. Bu işlemler, bir hak ihlali uyuşmazlığından ziyade, borç ilişkisinin düzenli akışını sağlamaya yöneliktir. Mahkemenin işlevi, burada aktif bir yargılama yapmaktan çok, taraflardan birinin talebi üzerine hukuki durumu düzenlemek, belirsizliği gidermek veya bir hukuki işlemi onaylamaktır. Örneğin, alacaklısı belli olmayan veya alacağı almaktan kaçınan durumlarda borçlunun temerrüde düşmeden borcundan kurtulabilmesi için mahkemeye tevdi imkanı sağlanır. Bu tür işlemler, borçlar hukuku alanında hukuki güvenliği temin eder ve tarafların haklarını güvence altına alırken, gereksiz ve karmaşık çekişmeli yargılamaların önüne geçer.