HMK 165. madde uyarınca bekletici sorun müessesesi, özellikle 'terekeye temsilci atanması' veya 'mirasçılık belgesinin iptali' gibi miras hukuku davaları ile nasıl bir etkileşim gösterir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269291

HMK 165, miras hukuku davalarında da bekletici sorun olarak uygulanabilir. Örneğin, Yargıtay'ın mirasçılık belgesinin iptali davalarında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair kararları (Yargıtay 14. HD, E. 2016/4789, K. 2017/2121) dikkate alındığında, eğer terekeden kaynaklanan bir alacak davası veya terekeye temsilci atanması talebi gibi bir durum söz konusuysa ve mirasçılık belgesinin geçerliliği tartışılıyorsa, mirasçılık belgesinin iptali davasının sonucunun bekletici sorun yapılması gerekebilir. Zira, terekede hak sahibi olan mirasçıların kimler olduğunun ve paylarının kesinleşmesi, terekeden doğan diğer hakların veya tereke üzerindeki işlemlerin (temsilci atanması gibi) hukuki temelini oluşturur. Eğer mirasçılık belgesi hatalı ise, o belgeye dayanarak yapılan diğer işlemler de sakatlanabilir. Bu nedenle, hukuki güvenliğin ve çelişkili kararların önüne geçilmesi amacıyla, temel mirasçılık sıfatını belirleyen davanın sonucunun beklenmesi usul ekonomisi açısından da önemlidir.