TCK 87/2-d'de yer alan 'yüzünün sürekli değişikliğine' neden olma hali ile TCK 87/1-c'deki 'yüzünde sabit ize' neden olma hali arasındaki temel farkı ve ceza hukuku açısından ağırlık derecesi farkını açıklayınız. Adli tıp uygulamalarında bu ayırım nasıl yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269285

TCK 87/2-d'de 'yüzünün sürekli değişikliğine' neden olma hali, 87/1-c'deki 'yüzde sabit iz'den çok daha ağır bir nitelikli haldir. Temel fark, yüzdeki deformasyonun derecesindedir: **Yüzde sabit iz (87/1-c):** Yüzdeki yara izi kalıcıdır ancak kişinin yüz hatlarını veya genel görünümünü kökten değiştirmez. Kişiyi tanıyanlar, onu tanımakta zorlanmazlar. **Yüzünün sürekli değişikliğine neden olma (87/2-d):** Bu durum, kişinin yüzünün doğal görünümünü ciddi şekilde bozacak, çehresini tamamen veya büyük ölçüde değiştirecek nitelikte kalıcı bir deformasyondur. Mağduru önceden tanıyanlar dahi onu tanımakta duraksamaya düşebilirler. Örneğin, kezzap atılması sonucu oluşan ağır yanıklar bu kapsamdadır. Adli tıp uygulamalarında, bu ayırım, yüzdeki izlerin fonksiyonel ve estetik etkilerinin derecesine göre yapılır. Sürekli değişiklik, mağdurun sosyal yaşamını, psikolojisini ve kimlik algısını derinden etkileyen çok daha ağır bir travma olarak kabul edilir. Bu nedenle kanun koyucu, TCK 87/2 kapsamında daha ağır bir yaptırım öngörmüştür. (TCK 87 Gerekçesi)