HMK 150/2'deki 'geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.' hükmünün, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK 27) ile ilişkisini ve bu kuralın istisnalarını tartışınız.
HMK 150/2'deki bu hüküm, 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (HMK 27) sınırlarını belirleyen bir kuraldır. Hukuki dinlenilme hakkı, yargılamanın her aşamasında taraflara bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı tanır. Ancak, bu hak sınırsız değildir. Eğer bir taraf usulüne uygun davet edilmesine rağmen geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya katılmazsa, kendi ihmalinden kaynaklanan sonuçlara katlanmak zorundadır. Bu durumda, yokluğunda yapılan işlemlere (örneğin tanık dinlenmesi, keşif yapılması, delillerin sunulması) itiraz etme hakkı kısıtlanır. Ancak bu kuralın istisnaları veya sınırları vardır: 1) Özrün 'geçerli' olması halinde (örneğin mücbir sebep), itiraz hakkı korunur. 2) Yargılamanın bütününe ilişkin temel usul kurallarının (örneğin görev, yetki, kesin süre usulü) ihlali, yoklukta olsa dahi sonradan itiraz konusu yapılabilir, zira bunlar kamu düzenindendir. Bu kural, yargılamanın etkinliğini ve sürekliliğini sağlarken, tarafın kendi ihmalinin sonuçlarına katlanması gerektiğini vurgular, ancak hakimin temel adil yargılama ilkelerini gözetmesini engellemez.