HMK 165. maddede bekletici sorun olarak ele alınabilecek 'tasarrufun iptali' davaları ile 'mal rejiminin tasfiyesi' davaları arasındaki hukuki etkileşimi açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını değerlendiriniz.
Mal rejiminin tasfiyesi davaları ile tasarrufun iptali davaları arasında hukuki etkileşim, özellikle eşlerden birinin mal rejimi sona ermeden veya boşanma davası açıldıktan sonra edinilmiş malları üçüncü kişilere devretmesi durumunda ortaya çıkar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/11338 Esas, 2017/2301 Karar sayılı kararında, edinilmiş mallara katılma alacağı davasında, eski eşin edinilmiş mal niteliğindeki aracı diğer davalıya devretmesi durumunda, bu tasarrufun iptali davasının (veya TMK 241 uyarınca üçüncü kişiden talep hakkının) bekletici sorun yapılması gerektiği belirtilmiştir. Zira, katılma alacağından öncelikle borçlu eş sorumludur ve üçüncü kişinin sorumluluğu, borçlu eşin malvarlığının tasfiye borcunu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda doğar. Bu nedenle, öncelikle borçlu eş hakkındaki alacak davasının kesinleşmesi ve tahsil edilebilme durumunun belirlenmesi beklenmelidir. Bu durum, hukuki hakların korunması, çifte tahsilatın önlenmesi ve usul ekonomisi ilkeleri gereğince, davaların doğru sırayla görülmesini sağlamayı amaçlar.