TCK 87. maddede düzenlenen nitelikli yaralama suçlarında, sanığın 'zorunlu müdafii' tayini gerekliliği (CMK 150/3) ve müdafii atanmadan yargılama yapılmasının hukuki sonuçları nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki tutumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269262

TCK 87. maddede düzenlenen nitelikli yaralama suçları, genellikle ceza miktarının alt sınırı nedeniyle sanığa 'zorunlu müdafii' tayinini gerektiren suçlardır (CMK 150/3'e göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda). CMK 150/3'ün atıfta bulunduğu CMK 196/2'de, 'savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği' belirtilir. Yargıtay (Örn. Yargıtay 3. CD, E. 2017/3633, K. 2018/69; E. 2017/6064, K. 2018/162), sanığa zorunlu müdafii tayin edilmeden veya savunmasının talimat yoluyla alınması yerine yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerekirken bu kurala aykırı davranılarak yargılama yapılmasını 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul etmekte ve bu durumu mutlak bozma nedeni saymaktadır. Savunma hakkı, adil yargılama hakkının temel güvencesi olduğundan, bu tür usuli eksiklikler kararların hukuka aykırı bulunmasına yol açar ve davanın yeniden görülmesini gerektirir.