TCK 55. maddede düzenlenen kazanç müsaderesi yaptırımının, 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanun'la eklenen 3. fıkra ile nasıl bir değişim geçirdiğini ve 'iyi niyetin korunması' ilkesinin bu değişiklikle nasıl pekiştirildiğini açıklayınız.
TCK 55. maddesinin 3. fıkrası, 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanun'la eklenmiştir. Bu fıkra, kazanç müsaderesi kapsamında bir eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerektiğini belirtir. Bu ekleme, kazanç müsaderesi kurumunu daha adil ve öngörülebilir hale getirmiştir. Öncesinde, iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının korunması daha genel ilkelerle sağlanırken, bu fıkra ile 'iyiniyetin korunması' ilkesi somutlaştırılmış ve TMK'ya açıkça atıf yapılmıştır. Bu değişiklik, suçtan elde edilen menfaatin izini sürerken, yasalara uygun ve iyi niyetle hareket eden masum üçüncü kişilerin mülkiyet haklarının güvence altına alındığını açıkça ortaya koymuş ve hukuki güvenliği pekiştirmiştir. Suç gelirlerine el konulurken, suçla doğrudan ilgisi olmayan bireylerin mağdur edilmesinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. (TCK 55/3)