TCK 87. maddede düzenlenen 'kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse' suçu ile 'kasten öldürme' suçu arasında manevi unsur dışındaki (örneğin kullanılan alet, darbenin şiddeti, isabet edilen bölge vb.) hangi objektif kriterler, suç vasfının belirlenmesinde yol gösterici olabilir? Yargıtay'ın bu konudaki somut olaylara yaklaşımını değerlendiriniz.
TCK 87/4 (yaralama sonucu ölüm) ile TCK 81 (kasten öldürme) arasındaki ayrım, esasen manevi unsur olan 'kast'a dayansa da, bu kastın tespiti objektif kriterler üzerinden yapılır. Yargıtay (Örn. Yargıtay 1. CD, E. 2016/3481, K. 2016/4448 Karşı Oy), somut olayda şu objektif kriterlere bakar: 1) **Kullanılan Aletin Niteliği:** Öldürmeye elverişli bir alet (bıçak, ateşli silah) mi, yoksa daha çok yaralamaya yönelik bir alet mi (sopa, yumruk)? 2) **Darbelerin Şiddeti ve Adedi:** Tek, hafif bir darbe mi, yoksa hayati tehlike oluşturacak kadar şiddetli ve tekrarlayan darbeler mi? 3) **İsabet Edilen Bölge:** Hayati önem taşıyan bir bölgeye (kalp, beyin, boyun) mi, yoksa hayati risk taşımayan bir bölgeye mi vuruldu? 4) **Fiilin Sürekliliği/Kendiliğinden Sona Ermesi:** Failin fiiline kendiliğinden mi son verdiği, yoksa bir engelle mi durdurulduğu? Eğer fiil doğrudan hayati bölgeye öldürücü nitelikte, büyük bir aletle şiddetli bir darbe vurulması ve ölümün bu darbeden kaynaklanmasıyla meydana gelmişse, Yargıtay bazı kararlarında kasten öldürme kastının varlığını kabul etme eğilimindedir. (Yargıtay 1. CD, E. 2016/3481, K. 2016/4448 Karşı Oy)