HMK 150/2'de 'Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.' hükmü yer almaktadır. Bu hükmün 'yoklukta yargılamaya devam etme' imkanını nasıl düzenlediğini ve bunun 'gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edememesi' kuralıyla ilişkisini açıklayınız.
HMK 150/2, taraflardan birinin duruşmaya gelmesi, diğerinin gelmemesi halinde iki seçenek sunar: 1) Gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir. 2) Veya dosya işlemden kaldırılır. Bu hüküm, gelen tarafın yargılama sürecini sürdürme iradesini öncelikli kılar ve davaların takipsizlik nedeniyle yavaşlamasını engeller. En önemli sonucu ise, 'geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen tarafın, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edememesidir.' Bu kural, duruşmaya katılmama veya mazeretsiz gelmeme sonucu oluşan dezavantajın sorumluluğunu ilgili tarafa yükler. Yani, mazeretsiz devamsızlık halinde, yargılamanın o aşamasında yapılan usuli işlemlere (örneğin delillerin sunulması, tanık dinlenmesi, keşif yapılması) sonradan itiraz etme hakkı kısıtlanır. Bu, yargılama sürecinin etkinliğini artırmayı ve tarafın kendi ihmalinden kaynaklanan sorunlara katlanmasını sağlamayı amaçlar.