TCK 87. maddede düzenlenen 'kasten yaralama' suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinde (örneğin yüzde sabit iz) temel cezanın TCK 86/2 (basit tıbbi müdahale ile giderilebilir hafif yaralama) yerine TCK 86/1'e göre belirlenmesinin neden gerektiğini Ceza Genel Kurulu kararları ışığında açıklayınız. Bu durumun ceza hukukundaki adalet ve orantılılık ilkesiyle ilişkisini değerlendiriniz.
Ceza Genel Kurulu (Örn. E. 2018/309, K. 2018/309), TCK 87. maddedeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda (örneğin yüzde sabit iz) temel cezanın TCK 86/1'e göre (bir yıldan üç yıla kadar hapis) belirlenmesi gerektiğini, TCK 86/2'ye (basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası) göre belirlenemeyeceğini belirtmiştir. Bunun temel nedenleri: 1) TCK 87/1'de, 86/2'ye bir atıf bulunmaması. 2) TCK 87'deki nitelikli sonuçların (yüzde sabit iz gibi) basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralama ile ortaya çıkmasının mantıksızlığı. 3) Aksi takdirde, örneğin silahla yüzde sabit iz bırakan bir yaralamada (TCK 86/3-e + TCK 87/1-c) TCK 87/1-son maddesi uyarınca en az 5 yıl hapis cezası öngörülürken, aynı sonucu tırnakla (basit bir yaralama) yaratan bir failin sadece 86/2 üzerinden yargılanarak çok daha hafif bir ceza alması gibi adaletsiz sonuçların ortaya çıkmasıdır. Bu yaklaşım, fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ilkesi (TCK 3) gereğince, meydana gelen ağır neticenin karşılığının adil bir şekilde verilmesini sağlar.