HMK 150. maddede davanın açılmamış sayılması durumunda, hukuki yardım masrafları ve özellikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) kapsamında avukatlık ücreti belirlenirken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6/3-c maddesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90/5. maddesi hükümlerinin dikkate alınması neden önemlidir? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bu konudaki 'karşı oy' gerekçesini ele alarak tartışınız.
HMK 150 uyarınca davanın açılmamış sayılması halinde yargılama gideri ve avukatlık ücreti gündeme gelir. AİHS 6/3-c maddesi, suçla itham edilen herkesin avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun olması halinde ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde re'sen atanacak avukat yardımından ücretsiz yararlanabileceğini düzenler. Anayasa 90/5. maddesi ise, uluslararası anlaşmaların kanun hükmünde olduğunu ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların farklı hükümler içermesi halinde milletlerarası anlaşma hükümlerinin esas alınacağını belirtir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/31976 Esas, 2016/12140 Karar sayılı kararına ilişkin 'karşı oy' gerekçesi, AİHM'nin (Croissan ve Almanya davası örneği) ücretsiz hukuki yardımdan yararlanan şüphelinin mahkumiyeti halinde devletlerin bu kişiden hukuki yardım masraflarını isteyebileceğine karar verdiğini belirtir. Karşı oy, CMK 324/5'teki tercüman ücretinin devlet hazinesince karşılanması hükmünün, 'kanun koyucuların Baro tarafından görevlendirilen müdafi ücretini yargılama gideri olarak kabul ettikleri' için avukatlık ücretine uygulanmadığını savunur. Bu, insan hakları hukuku ile ulusal mevzuatın çeliştiği hallerde uygulanacak hukuk kuralının belirlenmesinde önemli bir tartışma konusudur.