HMK 165/1 ve HMK 165/2 arasında, bekletici sorun teşkil eden durumun mahkemede derdest olup olmaması veya idari makama başvurulup başvurulmaması açısından ne gibi temel farklar bulunmaktadır? Bu farkların yargılama sürecine etkileri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269222

HMK 165/1 ve HMK 165/2, bekletici sorunun iki farklı durumunu düzenler ve yargılama sürecine farklı etkilerde bulunur: **HMK 165/1:** Bu fıkra, bekletici sorun teşkil eden başka bir davanın *zaten açılmış ve derdest* olduğu veya idari makamın tespitinin/kararının *mevcut olduğu* durumları kapsar. Burada mahkeme, 'o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamayı bekletebilir'. Yargılama süreci, önceden başlamış ve bağımsız bir hukuki sürecin sonucunu beklemek üzere askıya alınır. **HMK 165/2:** Bu fıkra ise, bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı olduğu halde, o davanın *henüz açılmamış* veya idari makama *henüz başvurulmamış* olması durumlarını düzenler. Burada mahkeme, ilgili tarafa dava açması veya başvuru yapması için 'uygun bir süre' verir. Süreye uyulmaması halinde taraf iddiasından vazgeçmiş sayılır; süreye uyulması halinde ise açılan davanın/başvurunun sonucuna kadar yargılama bekletilir. Temel fark, bekletilecek hukuki sürecin başlangıç aşamasıdır. HMK 165/1'de süreç zaten başlamışken, HMK 165/2'de sürecin başlatılması için hakimin müdahalesi ve süre tanınması gerekir. Bu farklılıklar, davanın takibi ve ispat yükü açısından taraflara farklı sorumluluklar yükler ve yargılamanın ilerleyişini etkiler.