HMK 382. maddede çekişmesiz yargı işlerinin yargılama usulü açısından 'basit yargılama usulüne' tabi olması (HMK 385/1) ve bu usulün 'duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verme' imkanını (HMK 320/1) içermesi arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Ancak, bu imkanın vesayet gibi kamu düzeni ile ilgili işlerde neden kısıtlandığını tartışınız.
Çekişmesiz yargı işleri (HMK 382), HMK 385/1 uyarınca kural olarak basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama usulünde, HMK 320/1 mahkemeye 'mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verme' yetkisi tanır. Bu, usul ekonomisi ve yargılamanın hızlandırılması amacına hizmet eder. Ancak Yargıtay (Örn. Yargıtay 2. HD, E. 2016/19352, K. 2018/6953; Yargıtay 8. HD, E. 2017/3003, K. 2017/17653), vesayet işleri gibi kamu düzenini yakından ilgilendiren çekişmesiz yargı işlerinde bu imkanın kısıtlandığını belirtmiştir. Bu tür davalarda, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK 27) gereği tarafların duruşmaya davet edilmesi, delil sunma ve savunma haklarını kullanmalarına olanak tanınması zorunludur. Kamu düzeniyle ilgili davalarda hakimin re'sen araştırma yetkisi ve gerçeğe ulaşma amacı, dosya üzerinden karar verme imkanını sınırlar. Bu durum, usul ekonomisi ile adil yargılama ilkeleri arasındaki dengenin bir yansımasıdır.