HMK 165. maddede düzenlenen bekletici sorun müessesesi, özellikle 'tasarrufun iptali' davaları gibi nisbi tesirsizliği amaçlayan davalarda nasıl uygulanır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, borçlunun malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmemesi şartıyla ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #269212

HMK 165, tasarrufun iptali davalarında da uygulama alanı bulur. Özellikle, TMK 241. maddesi (Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde) gereğince eşin katılma alacağının tahsili aşamasında, borçlu eşin malvarlığı ya da terekesinin borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumunda, lehine kazandırma yapılan üçüncü kişiye karşı alacak davası açılabileceği öngörülür. Yargıtay (Örn. Yargıtay 8. HD, E. 2015/11338, K. 2017/2301), bu durumda, öncelikle borçlu eşten alacağın tahsil edilebilme durumunun HMK 165/1 gereğince 'bekletici sorun' yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yani, üçüncü kişinin sorumluluğu, borçlu eşin malvarlığının borcu karşılamaya yetmediğinin tespitine bağlıdır. Bu, önce borçlu eşin malvarlığının tasfiyesinin tamamlanması ve alacağın tahsil edilemediğinin kesinleşmesi gerektiğini gösterir. Bu yaklaşım, davanın gereksiz yere uzamasını engellemek, hukuki güvenliği sağlamak ve üçüncü kişilerin gereksiz yere yargılama sürecine dahil edilmesini önlemek amacıyla benimsenmiştir.