Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/16228 Esas, 2017/17529 Karar sayılı kararında, 'elatmanın önlenmesi' davasında, dava konusu taşınmaz hakkında 'tapu iptali ve tescil' davasının bulunmasının bekletici sorun yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümündeki önceliği ve 'istihkak' iddialarının bekletici sorun niteliğini nasıl gösterdiğini analiz ediniz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, elatmanın önlenmesi davasında, dava konusu taşınmaz hakkında eldeki dosya davacısı tarafından açılan 'tapu iptali ve tescil' davasının bulunmasının bekletici sorun yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Elatmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına dayanan bir dava olup, bir kişinin taşınmazına yönelik haksız müdahalenin sona erdirilmesini amaçlar. Bu davanın temel koşulu, davacının mülkiyet hakkının varlığıdır. Eğer aynı taşınmaz hakkında mülkiyetin aidiyetini belirleyecek bir 'tapu iptali ve tescil' davası derdest ise, bu dava doğrudan doğruya davacının mülkiyet hakkının var olup olmadığını belirleyecek ve dolayısıyla elatmanın önlenmesi davasının sonucunu doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle, mahkeme, öncelikle mülkiyetin aidiyetine ilişkin uyuşmazlığın çözülmesini beklemeli, yani HMK 165/1 uyarınca bekletici sorun yapmalıdır. Bu durum, mülkiyet uyuşmazlıklarının öncelikli olarak çözülmesi gerektiğini ve 'istihkak' (mülkiyet) iddiasına dayanan davaların diğer davalar için bekletici sorun niteliği taşıyabileceğini gösterir. (Yargıtay 8. HD, E. 2017/16228, K. 2017/17529)